Natural Disasters

Afet Anında Doğru Bilgiye Ulaşım. Bu yazının yayınlandığı tarih… | by Alperen Keleş | Jan, 2024

Bu yazının yayınlandığı tarih itibariyle 6 Şubat depreminin üzerinden 358 gün geçti. Bu yazıda, yaşadığımız depremi, kaybettiklerimizi, yaşananları anmak, afet anında doğru bilgiye ulaşımın zorluğu, ihtiyacı, nasıl başarılabileceği ile ilgili kendi tecrübelerimi aktarmak istedim.

Yanlış ve yalan bilgilerin hızla büyük kitlelere yayılımı günümüzün en ciddi problemlerinden bir tanesi. Sosyal medya platformlarında her gün onlarca yalan haberin yayıldığını görüyoruz. İnsan uyurken örümcek yutar mı?, Starbucks Filistin’i desteklemek için bardak çıkardı mı? gibi görece zararsız yanlış bilgiler her gün karşımıza çıkarken, özellikle kriz dönemlerinde ortaya çıkan yanlış bilgiler, otoritelerin de doğru ve önemli bilgileri hızlı ve efektif bir şekilde paylaşamadığı durumlarda can alabiliyor.

Bu konuda Onur Varol ya da Tuğrulcan Elmas gibi değerli araştırmacıların bot ağları ile ilgili araştırmalarının yanı sıra teyit.org ya da doğruluk payı gibi haber doğrulama organizasyonlarının çabaları yanlış bilgilerin yayılımının engellenmesi anlamında çok değerli olsa da Covid-19 salgını ve 6 Şubat Pazarcık Depremi’nde gördüğümüz üzere yetersiz kalabiliyor.

Özellikle afet anlarında ilk saatler ve günler inanılmaz kritik, afetzedeler (1) kendi ihtiyaçlarını(güvenlik, yemek, barınma, ulaşım, sağlık) nasıl karşılayacakları konusunda güvenilir bilgi kaynaklarına ihtiyaç duyuyor hem de (2) kendi durumları hakkında ailelere ve otoritelere bilgi verme ihtiyacı duyuyorlar.

Bu noktada bu bilgi aktarımını sağlama konusunda ise 6 Şubat ve sonrasında gördüğümüz üzere Twitter büyük bir rol oynuyor ve bu rolde benim gözlemlerime göre . Bir noktada etkileşimden nemalanmaya çalışan bot ağları, diğer noktada sesini duyurmaya çalışan depremzedeler ve yakınları, tekrara düşen yardım çağırıları arasında görünmez ve çaresiz kendi halinde kalanlar… Kaosun hakim olduğu bu ortamda bilgi aktarım görevini Twitter’a bırakmamak, doğru bilgiye ulaşımı kolaylaştırmak ve depremzedeler ile direkt bağlantı ağları kurmak elzem hale geliyor.

Bu noktada, ben çözümlerden birisi olarak doğrulanmış bilgi bankalarını sizlere anlatmak istiyorum.

Bu yazıyı okuyanların ciddi bir kısmının afetbilgi.com’dan haberi olacağını düşünüyorum. Bilmeyenler için, afetbilgi.com 6 Şubat depreminin ardından ortaya çıkmış, yemek, barınma, sağlık gibi farklı ihtiyaçlara yönelik doğrulanmış bilgileri basit ve kolayca kullanılabilir bir arayüzde sunmayı hedefleyen gönüllülerin oluşturduğu bir websitesi.

afetbilgi.com arayüzü

Bilmiyor olabileceğiniz bir şey, afetbilgi.com’un doğrulanmış bilgi bankalarından yalnızca bir tanesi olduğu olabilir. Deprem Destek Çemberi, Deprem Kaynaklar, Deprem Bölgesi Hastane Listesi, Adana Afet gibi pek çok farklı Google Spreadsheet de vardı aslında, eminim ki benim görmediğim pek çok farklı bilgi bankası mevcuttur.

Doğrulanmış bilgi bankaları, teyitçiliğin ilkelerini belki bilerek, büyük ihtimalle farkında bile olmadan takip eden bilgi kaynakları. Birbirinden bağımsız pek çok bilgi bankasının olması bahsettiğim problemlerin pek çok farklı kişi tarafından fark edildiğini gösteriyor. Bizim afetbilgi.com ile çözmeye çalıştığımız problem, bu bilgi bankaları oluşturulduktan sonra depremzedelerin bu kaynaklara kolayca ulaşabilmesinin sağlanması idi. Basit, kolay kullanılabilen bir arayüz, verileri dosya olarak indirebilme, gerektiğinde haritada lokasyonları görebilme fırsatı bilgi bankasının kullanımını kolaylaştırdığını ve arttırdığını gördük. Bunun yanında birden fazla dilde bilgiyi paylaşmak da özellikle etnik zenginliği yüksek bölgelerde daha da önemli hale geliyor. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliğinde bir grup öğrenci bu yıl veri bankalarından kolay ve hızlı bir şekilde web siteleri yaratılabilmesini sağlayan bir proje üzerine çalışıyorlar. Umuyorum ki sıradaki afetle karşı karşıya olduğumuzda bu veri bankaları da bir arayüz ile depremzedeler tarafından daha kullanılabilir hale geleceklerdir.

Bilgi Bankası Nasıl Oluşturulur?

Eminim ki her ekip kendi metodolojisini geliştirmiştir. Ben kısaca bizim sistemimizden bahsetmek istiyorum.

Biz afetbilgi.com üzerine çalışırken, 3 aşamalı bir veri bankası kullanarak dış dünyadan aldığımız yapısız bilgilerin(fotoğraf, tweet, mesaj) tamamını kaynağın güvenilirliğine göre eleyip, bu verileri işleyebileceğimiz bir şekilde excel tablosuna kaydediyorduk. Tablodaki bilgiler önce kategorize ediliyor, web sitesine uygun bir şekilde şekillendiriliyor, sonrasında ise teyit edilerek web sitesine konuyordu. Farklı veri tiplerinin farklı invalidasyon(geçersizleşme) süreleri vardı, o süre doldukça veriyi tekrardan teyitleyemezsek web sitesinden siliyor idik.

Doğrulanmış Bilgi Bankalarının Önemi

“Peki bu bilgi bankaları neden bu kadar önemli?” diye soruyorsanız eğer, kendinizce haklı olabilirsiniz. Ne gibi önemli bilgilerden mahrum kalıyor depremzedeler?

Basit bir örnek üzerinden gidelim, Google’a afad güvenli toplanma yerleri yazdığımızda önce karşımıza AFAD’ın Güvenli Toplanma Yerleri Afişi çıkıyor. İki sayfalık bir döküman, ilk sayfası da aşağıdaki gibi. Toplanma Alanına Erişim İçin gayet ağır ve yavaş bir web sitesinde birkaç dakika harcamanız gerekiyor, takdir edersiniz ki deprem anında ben nereye gitmeliyim sorusunu soran bir kişinin doğru düzgün çekmeyen internetiyle 5 dakika bununla uğraşması çok da ideal değil. Dolayısıyla en basit bilgi alma ihtiyacında bile depremzedeler gereksiz ekstra adımlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar.

Bunun yanı sıra sürekli değişen yemek, barınma ve sağlık imkanları gibi bilgileri düzenli güncellenen, kullanımı kolay bir arayüzden alabilmeleri de çok değerli, Twitter’daki ya da Whatsapp’taki paylaşımların en büyük problemlerinden birisi hiçbir zaman geçersizleştirilmemeleri. Bir kez paylaştığınızda o bilgi yayılıyor, büyüyor, artık geçersizse bile o paylaşımları gören kişilerin bunu öğrenme fırsatı olmuyor maalesef. Bu da bilgi bankalarının düzenli olarak güncellenebilmesini onların önemli bir avantajı haline getiriyor.

Depremzedeye bilgi sağlamanın yanı sıra, depremzedelerden gelen bilgi akışı da çok değerli. Telekom hatlarının ve internetin zayıflığı yıkılan binaların, enkaz altındaki depremzedelerin, güvenli toplanma alanlarında toplanmış depremzedelerin tespitini çok zorlaştırıyor. Bu konuda en büyük çaptaki çabalardan bir tanesini AfetHarita ekibi yaptı. Twitter verisini kullanarak çıkardıkları ısı haritası sayesinde normalde kaybolacak belki de pek çok yardım çağrısı kendisine yer bulabildi.

Bu noktada asıl eksiklik, bu bilgi aktarımının Whatsapp/Twitter gibi kanallara kalması. Normal şartlar altında düşük bant genişliklerinde hızlı bir şekilde çalışabilecek, mümkünse SMS bazlı bir protokol kullanılmalı. Telefona ekranında belirecek en fazla 15 saniye içerisinde cevaplanacak 2–3 soru, bu sorulara verilen cevapların kişilerin yakınlarına mesaj olarak gönderilmesi gibi basit bir protokol hem hatları hafifletecek(insanlar haber alamadıkları insanlara ulaşmak için hatları daha çok meşgul ediyorlar) hem de afet yönetimini yapan kişilere durumun daha kesin ve doğru bir resmini çizecektir. Bir protokol olmasa bile, Türkiye’de satılan tüm telefonlara otomatik bir şekilde inmiş gelecek basit bir uygulama bile pek çok kişi için deprem anında faydalı olacaktır.

Maalesef ki afet, özellikle de deprem, hayatımızın bir parçası ve parçası olmaya da devam edecek. 6 Şubat’ta hazırlıksız yakalandık. Umuyorum ki geleceği söylenen İstanbul depremine ya da yaşayacağımız herhangi bir afete daha hazırlıklı oluruz. Burada beraber hazırlanmak, hazırlanmayanları bilgilendirmek, kamuoyu üretmek, çözümler geliştirmek hepimizin kolektif sorumluluğu. Sevdiklerimizin hayatları belki de ellerimizin ucunda. Umuyorum ki 6 Şubat’ın yıl dönümü bu farkındalık için etkili olur, umarım bu yazı da sizin için biraz da olsa farkındalık yaratmayı başarmıştır. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bu yazıda, geçtiğimiz yıl depremin olduğunu gördüğüm an yazdığım notlarımdan faydalandım. Bu notları da aşağıya bırakmak istedim.

# Notlar: 5 Feb 2023

Öncelikle uzaktan yakından etkilenen herkes adına çok üzgünüm, çok geçmiş olsun. Bugünün ışığında gördüklerime dayanarak birtakım çağrılarda bulunmak, belki okuyan birilerinin gidip uygulayabileceği çözümler üzerine belli bir tartışma oluşturmak istiyorum.

Bu deprem ülkemizde yaşanan ilk büyük afet değil son da olmayacak, hiç şüphesiz ki (en azından benim bildiğim kadarıyla) en büyüklerinden bir tanesi. Ancak geçtiğimiz yıllardaki depremler, saldırılar, yangınlar gibi pek çok farklı iç yaralayıcı olayları da geçirdik. Bu olayların hepsine tek bir isimle hitap etmek için onlara "afet" diyeceğim.

Bir afet anında, çok önemli birkaç hedef var.

- Afetten etkilenenlerin(afetzede) mümkün olan en kısa sürede tespiti.
- Afetzedelerin yardım çağrılarının hızlı ve güvenilir bir şekilde doğru makamlara iletilmesi.
- Afetzedelere gerekli tıbbi yardımın, kurtarma çalışmalarının en kısa zamanda sağlanması.
- İnsanların birbiriyle hızlı ve basit seviyede iletişiminin sağlanmasıyla, toplumsal korku ve dehşet ortamının sakinleştirilmesi.
- Maddi, manevi, insani yardım koridorlarının oluşturulması. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi.
- İlgili makamların hızlı, mantığa dayalı, halkı rahatlatıcı ve güven verici açıklama ve aksiyonlarda bulunması.

Bu hedeflerin başarılamamasına sebep olan bazı etkenler ise şunlar:

- Telefon hatlarının çalışmaması afetzedelerin durumlarını bildirememesine sebep oluyor.
- Telefon hatlarının çalışmaması potansiyel afetzede yakınlarının panik durumuna düşmesine sebep oluyor. Bu sebeple yardım çağrısında bulunan kişiler, belki de gerçekten yardıma ihtiyaç duyan insanların seslerini duyurmasını zorlaştırabiliyor.
- Çok fazla panik, çok fazla yanlış bilgi ortada dolaşıyor. Doğru bilgilere önceden sahip olmamız gerekirken, o anda yanlış bilgilerle savaşıyoruz.
- Bilgisiz vatandaşlar yolları kapatıyor, telefon hatlarını boşa harcıyor, kendilerini, yakınlarını ve diğer insanları tehlikeye atıyorlar.
- Yetkili kurum açıklamaları yetersiz kalıyor, doğru hızda, tonda ve şeffaflıkta yapılmıyor.

Neler yapılabilir/yapılmalı?

Afet uygulaması:

- AFAD uygulamasının, veyahut yerine gelebilecek başka herhangi bir afet uygulamanın telefonlara yüklü gelmesi.
- Bu uygulamanın operatörler tarafından tamamen ücretsiz kullanıma açılması.
- Kişilerin "ben güvendeyim" ve "ben güvende değilim" şeklinde bilgilendirmeler yapabilmesi.
- Afet alanlarının haritalarının çıkarılıp, göçük ve güvenli alanlarının bildirilmesi.

Afet öncesi hazırlık:

- Düzenli afet tatbikatları yapılması.
- Belediyeler tarafından evlere afet çantası sağlanması.
- Afet anında iletişim kurallarının ve bilgilendirmelerinin düzenli periyotlarla yapılması, kamuoyunun merkezinde bir noktada bulunması.
- Yardımcı olabilecekler ile ihtiyaç sahiplerinin birleştirilmesi için disipline edilmiş, önceden tasarlanmış sistemler oluşturulması.


Source link

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button